25 Aralık 2014 Perşembe

Galata Kulesi



Galata Kulesiİstanbul'un Galata semtinde bulunan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kuledir. Kuleden İstanbul BoğazıHaliç ve İstanbul, panoramik olarak izlenebilmektedir.
Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biri olup, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiştir. [1] 1204 yılındaki IV. Haçlı Seferi'nde geniş çapta tahrip edilen kule, daha sonra 1348 yılında "İsa Kulesi" adıyla yığma taşlar kullanılarakCenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak yeniden yapılmıştır. 1348 yılında yeniden yapıldığında kentin en büyük binası olmuştur

İki Saniye

Her şey berbatken çıktı geldi. Her şeyi daha da berbat etti. 

On bir gün geçmişti son konuşmamızın ardından. İnat etmiştim ama sonunda dayanamadım. Aradım. Konuştuk. ' Beni seviyorsun. ' dedim. Sevgiyle her şeyin üstesinden gelinebileceğini düşündüğüm zamanlardı o zamanlar. ' Seni seviyor olsam şu an başkasını düşünür müydüm ? ' dedi. Yedi kelime, bir cümle ve bir soru işareti... Sustum. İnanmadım. İnanmamaya çalıştım. Derinlerde bir yerde vicdana benzer bir şeyler sızladı sanki. Kırılan kemiklerin çatırtısı gibi sesler duydum önce sıcağı sıcağına. Sızlayan tek şey ya kalptir ya vicdan. Daha komplike şeyler aramayın. O an ikisinin de son kırıntıları. Belki de daha önceydi. Ne zaman öldürmüşüm bilmiyorum. Belki de doğuştan yoktu ya da belki de hatırlayamadığım bir zaman ve mekanda kaybetmişimdir ikisini de. Ama yine de sızladı bir şeyler işte.

' Seninle bir anlaşma yapalım mı ? ' dedi. Bu kez azaltmıştı sözcükleri. Beni sona hazırladığı aşikardı fakat farketmemişim işte. Sadece iki saniye... Sadece iki saniye sürdü yeniden hayata dönüşüm. Zihnimden bu cümlenin akabinde birbirimize zaman tanımalarla alakalı bir teklif geleceğini geçirdim. Ona şartladım kendimi. Birbirimizi özlesek daha iyi olacak benceler falan. Hayal ettim tüm bunları. O koskoca iki saniyede.
' Bu telefon kapanacak ve ikimiz de birbirimizi aramayacağız bundan sonra. ' dedi. Önce noktası havaya karıştı cümlenin iki telefon arasında, sonra tüm kelimeleri idrak ettim. ' Sen daha iyi bilirsin. ' dedim onu ondan iyi bildiğim halde.

Bazen bir kadın geliyor şimdi en uzun gecelerimde. En uzun gece de olsa o konuşmanın geçtiği gece gibi uzun olmuyor tabi. Usulca saçımı okşuyor. Varlığını farketmiyorum sanıyor ama farkediyorum. Gözlerimi açıyorum kayboluyor hemen. Kapatıyorum ben de gözlerimi. Göz açıp kapayıncaya kadar bitiveriyor hemen baş ucumda. Devam ediyor kaldığı yerden saçlarımı okşamaya. Uykuya dalıyorum sonra. Son kez düşünüyorum seni, annemi, tüm olanları. Karanlıkta uyuyamıyorum belki ama eskisi gibi boğulmuyorum düşünürken.

Ben de azaltıyorum senin gibi.

Sadece iki saniye sürüyor. 

Mustafanın Arabası (temsili) :D


Öylesine Yazı

Fıldır Fıldır Hayriye Gel Beriye Beriye

Evden Okula Harita

Yaşlı Basketçiler